Halen İnternet Siteniz Yokmu 0 507 352 9979 arayın biz yapalim
Alış Satış

Euro 2,327 2,3142
Dolar1,8324 1,8223
Sterlin 2,8965 2,8794
21 Mayıs 2012, Pazartesi
 
Reklam Verebilirsiniz
 
yusuf özbey
SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN SESİ !
9 Kasim 2011, Çarşamba  17:34 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sessiz çoğunluk; Bu tabir genellikle tepkili olmalarına rağmen tepki gösteremeyen büyük bir kitlenin küçük bir grup tarafından hislerine tercüman olması durumunda kullanılan güzel bir deyiştir. Türkiyede şuan öyle bir kitle varki gerçektende sessizler ama emin olunki sesleri çıksa söyleyecekleri ilk kelimeler”imdat,bizi kurtarın,soykırıma hayır”olacaktır. Peki Türkiyede bir zamanlar oldukça fazla olan ve günümüzde sayıları hızla azalan bu kitle kimmi ? size hemen yanıt vereyim; onlar bir zamanlar denizlerimizde bolluk ve bereketin simgesi olan ama maalesef günümüzde tür ve popülasyon bazında hızla azalan balıklarımızdır. Bu sessiz çoğunluğun sesi kim ? diye soruyorsunuzdur eminim, onun cavabıda ülkemizde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve facebook üzerinden buluşarak bir platform oluşturan su ürünleri mühendisleridir. Özellikle su ürünleri mühendisleri bu konuda bir hayli muzdarip. Bende bir su ürünleri mühendisi olarak bu sessiz çoğunluğun sesine hislerine tercüman olmak maksadıyla bu hafta bu konuyu seçtim.

 

Peki neden su ürünleri mühendisleri çırpınıyor ? bunu  başlıca iki sebebi var, birincisi hızla yok olan ve dünyanın en sağlıklı besin kaynağı sayılan balık stoklarımızın korunması için, ikincisi ise ki bence en önemli sebep su ürünleri mühendislerinin sektörde yeterince istihdam edilememesi. Bu konu önemli zira su ürünleri ile ilgili denetimleri mevzuattaki hatalar sebebi ile konu ile pek fazla alakası olmayan veteriner hekim,ziraat mühendisi hatta düz memurlar ve zabıta memurları tarafından yapılıyor. Konuya hakim olmayan denetim elemanları daha bir vatoz balığı ile kalkanı bile ayırt edemeyen veteriner hekimler bu denetimleri yapıyorsa burda ciddi anlamda bir sıkıntı var demektir. Sözümün yanlış anlaşılmasını istemiyorum veteriner hekimlere saygım var ama öğrenim hayatı boyunca sadece su ürünleri ile ilgili 2 ders alan bir teknik personelmi daha verimlidir yoksa öğrenim sürelerince fakültede 4 yıl gerek su ürünleri olsun gerekse suda yaşayan diğer canlılar olsun detaylı bir şekilde inceleyen su ürünleri mühendislerimi verimlidir buna siz karar verin.

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığı Ak Parti döneminde bu konuya çok önem vermiş sektörle alakalı olarak kuruma son yıllarda bir çok su ürünleri mühendisi istihdam etmiştir. Ama bu yeterlimi? derseniz kesinlikle hayır derim. Çünkü ülkemizde toplam tarım alanı 30 milyon hektarken binlerce ziraat mühendisi istihdam ediliyor,su ürünleri için uygun alanın toplam miktarı ise 25 milyon hektar ve bakanlıkta 570 küsür su ürünleri mühendisi istihdam ediliyor. Sadece Gıda Tarım ve Hayvancılık bakanlığının istihdam etmesi yeterli değil konuya hakim olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,Orman ve Su işleri Bakanlığı ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınında su ürünleri mühendisi istihdam etmesi gerekmekte hatta  balık hali bulunan belediyelerinde su ürünleri mühendisi istihdam etmesi zorunlu olmalıdır bence. Sizlerle su ürünleri mühendisinin gönderdiği bir emaili paylaşarak köşe yazıma son veriyorum.

 

Bu satırları size gün geçtikçe tükenmekte olan Su ürünleri sektörünü ve yok olan geleceğimizi kurtarmak adına yazıyoruz. Dünyanın ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren bu konu üzerinde durmanızı, bakanlıklar nezdinde istihdamının artırılması ve mesleki yetkilerinin verilmesi konusunda Su Ürünleri Mühendisleri olarak sesimiz olmanızı sizden rica ediyoruz. Size bazı meslek örgütlerince bastırılmış bir mesleğin içler acısı halini üzülerek aktarmak istiyoruz.

 

 

Bildiğiniz üzere balık ve diğer su ürünlerinin insan beslenmesinde büyük önemi ve rolü bulunmaktadır. Özellikle balık eti içermiş olduğu proteinin biyolojik değerinin yüksek olması nedeniyle vazgeçilmez bir besindir. Balık eti aynı zamanda proteininden en çok faydalanılan besin türüdür. İnsan vücudu bu proteinin % 93′ ünden faydalanır. Bu oran kırmızı etlerde ve diğer beyaz etlerde çok düşüktür. Nesillerin sağlıklı beslenmesinde balık ve su ürünlerinin tedarik edilmesi insan sağlığı açısından elzemdir.

 

 

Ülkemizde kırmızı et fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, kanatlı etinde meydana gelen hastalıklar nedeniyle yurttaşların sağlıklı beslenmesinde başvurdukları en önemli kaynaklardan birisi de balık ve su ürünleridir. Gelişmiş ülkelerde beslenmenin vazgeçilmezi olarak görülen balık ve su ürünlerinin kesintisiz tedariği için devlet tarafından destekleniyor olması konunun önemini göstermesi açısından çarpıcıdır.

 

 

Yarım ada olan ülkemiz; sahip olduğu denizel alan, doğal ve baraj gölleri ile akarsuları ile balıkçılık ve su ürünleri açısından önemli potansiyele sahip olup bu potansiyelin değerlendirilmesi için ülkemizde bugüne kadar 20’nin üstünde su ürünleri fakültesi ve 20 civarında su ürünleri meslek yüksek okulu açılmıştır. Bu fakülte ve meslek yüksek okullarının önemli bir bölümü sektörün gelişimine paralel olarak 90’lı yıllarda açılmıştır. Aynı zamanda bir çoğu Ziraat fakülteleri bünyesinde kurulmuş ya da zootekni bölümünden doğmuştur.

 

 

Gelişmiş ülkeler balıkçılık ve su ürünlerini yapılan işin doğası gereği, farklı bir uzmanlık alanı olarak benimsemiş ve bunu politikalarına da yansıtmışlardır. Avrupa Birliği tarafından 1983 yılında balıkçılık ve su ürünlerinin yönetimi tarımdan ayrılarak “Ortak Balıkçılık Politikası” ilan edilmiştir. Hali hazırda Avrupa Birliği’nin dört büyük yapısal fonundan biri Avrupa Balıkçılık Fonu’dur ve sektörü, çalışanların eğitim ve özlük hakları dâhil olmak üzere desteklemekte olduğunu bu vesile ile belirtmek isteriz.

 

 

Dünya ticaretine yön veren ve ülkemizin de taraf olduğu Dünya Ticaret Örgütü’nde de durum farklı değildir. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği ticaretini ve devlet desteklerini düzenleyen kurallar tarım ve hayvancılıktan ayrı olarak ele alınmaktadır.

 

 

Ülkemiz bir yarım ada olmasına ve balıkçılığın hatırı sayılır miktarda iş imkânı oluşturmasına rağmen resmi ve özel kurumlarda hak ettiği ilgiyi gördüğünü söylemek oldukça zordur. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin 80’li yıllardan başlayarak Ana Bilim Dalı olarak kabul edilmesi ve fakülteler kurulması mümkün olmuşken veterinerlik mesleği yaklaşık 160 seneden beri saha da hizmet vermektedir.

 

 

Teknolojinin de gelişmesiyle, su ürünleri mühendisleri balık hastalıkları ve gıda işleme alanlarında oldukça kaliteli ve nitelikli eğitim almak fırsatını yakalamışlardır. Özellikle hastalıklar konusunda balık ve su ürünleri odaklı olarak çalışarak veteriner hekimlerden çok daha iyi noktada oldukları kuşku götürmez bir gerçektir. Oysa Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile diğer devlet kurum ve kuruluşlarında su ürünleri mühendislerinin çalışması gereken alanlarda veteriner hekim, ziraat mühendisi ve gıda mühendislerinin çalıştırıldıkları üzüntüyle gözlenmektedir.

 

 

Hali hazırda iş gücü piyasalarında su ürünleri mühendisi payesi almış birçok mühendis iş bulamamaktadır. Öncü olması yolunda beklentilerimizin bulunduğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve Avrupa Birliği’ne balıkçılık ve su ürünleri yönetim sistemlerini anlatan raporlar göndermekte ve personel eksiği olduğunu belirtmektedir. Hal böyleyken, öncü kuruluş olmasını beklediğimiz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız su ürünleri mühendislerinin durumlarını görmezden gelmektedir.

 

 

Bakanlığımızdan en büyük isteğimiz, bilimsel kanıtlara uygun olarak mesleki taassupları yıkarak, su ürünleri mühendislerine hak ve yetkilerini teslim etmeleri ve Bakanlık bünyesinde görevlendirmek üzere çok daha fazla su ürünleri mühendisi alımı yapılmasını sağlamalarıdır.

 

 

Bu vesile ile altını tekrar tekrar çizerek vurgulamak isteriz ki, su ürünleri mühendislerinin Bakanlık bünyesinde görevlendirilmesi Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün taşra teşkilatlarında Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubelerinin açılmasına bağlıdır. Şubelerin açılması için ise farklı meslek dallarına verilmiş olan yetkilerin bilimsel kanıtlar ışığı altında tekrar su ürünleri mühendislerine iadesi ile olacaktır.

 

 

2048 yılına kadar denizlerimizdeki canlı hayata veda etmemek için, Omega 3 gibi çocukların beyin gelişiminde başrolü oynayan eşsiz kaynağımızın yok olmaması için, en önemlisi soluduğumuz oksijenin kaynağı olan denizlerimizin korunmasıyla daha yaşanabilir bir Dünya ve Türkiye için "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde kurulan Su Ürünleri Genel Müdürlüğü", "Avrupa Birliği Bakanlığı bünyesinde kurulan Tarım ve Balıkçılık Hizmet Birimi" ve "Orman ve Su İşleri Bakanlığı"nda; konusunda öğrenim görmüş Su Ürünleri Mühendisleri istihdam ettirilmesi gerekmektedir.  Ancak yaklaşık otuz yıllık geçmişi bulunan Su Ürünleri Fakülteleri´nin hak ve yetkileri maalesef bu konuda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayan ziraat mühendislerine, veteriner hekimlere ve gıda mühendislerine paylaştırılmıştır. Bu sebepledir ki üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin denizel kaynakları hor kullanılmış, balık hastalıklarına teşhisler gecikmiş, su ürünleri denetimleri doğru yapılamamıştır.

Saygılarımızla.

Su Ürünleri Mühendisleri 
Bu haber 6796 kez okunmuştur.
YORUMLAR
Bu Yazıya Toplam 1 Yorum Gelmiştir
balıklar üzerine
Gönderen: sayım izbulan
sevgili kardeşim yine döktürmüşsün tebrikler
07 Nisan 2012, Cumartesi 23:31
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
Üye Girişi
Haber Paylaşımı
Röportaj
BİRECİK TURİZM ŞEHRİ OLMA YOLUNDA
Yazarlar
Video
Bilgisayar ve sarf malzemeleri
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS